Tekirdağ Eczacı Odası
Tekirdağ Eczacı Odası Tekirdağ Eczacı Odası Tekirdağ Eczacı Odası Tekirdağ Eczacı Odası Tekirdağ Eczacı Odası Tekirdağ Eczacı Odası
  • ANASAYFA
  • ODAMIZ
    • Odamız Tarihçesi
    • Yönetim Kurulu
    • Denetleme Kurulu
    • Haysiyet Divanı
    • Büyük Kongre Delegeleri
    • Bölge Temsilcilerimiz
      • Süleymanpaşa
      • Çorlu
      • Şarköy
      • Saray
      • Malkara
      • Muratlı
      • Hayrabolu
      • Ergene
      • Çerkezköy
      • Kapaklı
      • Marmara Ereğlisi
    • Komisyonlar
      • Eğitim, Mevzuat ve SUT Komisyonu
      • Muvazaa Komisyonu
      • Kamu ve Özel Sektör Eczacıları Komisyonu
      • Denetim ve Etik Komisyonu
      • Proje ve Sosyal Etkinlikler Komisyonu
      • Gençlik Komisyonu
      • Kooperatif Komisyonu
      • Nöbet Komisyonu ve Reçete Tevzi Komisyonu
    • Komisyon Çalışmaları
  • DUYURULAR
    • Başkandan
    • Oda Haberleri
    • Teb Duyuruları
    • Sgk Duyuruları
    • Sağlık Bakanlığı
    • Kaybolan Reçeteler
    • İlaç Geri Çekme
    • Sıralı Dağıtım
    • İl Sağlık Müdürlüğü
    • Tebliğ ve Protokoller
    • Etkinlikler
    • Genel Haberler
    • TÜM DUYURULAR
  • ÜYE İŞLEMLERİ

    ECZANE REHBERİ

    • Eczane Rehberi
    • Yasa ve Yönetmelikler
    • Güncel S.U.T.
    • SGK Protokolü
    • Alkol Hesaplama

    ÜYELERİMİZE ÖZEL

    • Kullanıcı Girişi
    • Bilgi Güncelleme
    • Şifre İşlemleri
    • Eczane Konum İşlemleri
    • Üyelerimize Özel Duyurular
    • Üyelerimiz
    • Bugün Doğan Üyelerimiz

    BAĞLANTILAR

    • BAKANLIKLAR VE İLGİLİ KURUMLAR
    • TEB VE ECZACI ODALARI
    • ECZACILIK FAKÜLTELERİ
    • SIK KULLANILANLAR
    • ECZA KOOPERATİFLERİ VE DEPOLAR
  • DOSYALAR
    • Formlar
    • Dilekçeler
    • Yayınlar
  • SIRALI DAĞITIM
    • Hemofili Sıralı Dağıtım Reçeteleri
    • Kan Ürünü Sıralı Dağıtım Reçeteleri
    • Diyaliz Sıralı Dağıtım Reçeteleri
    • Sıralı Dağıtım Listeleri
  • İLETİŞİM
  • ANASAYFA
  • Başkandan

45.OLAĞAN BÜYÜK KONGRE KONUŞMASI

25 Kasım 2025     Okunma Sayısı : 1954

Değerli meslektaşlarım; dünya gündemi son zamanlarda kendisini dünyanın oyun kurucu aktörü olarak niteleyen ABD’nin yönlendirmesiyle savaşlar, ekonomik kriz ve sonrasında ortaya çıkan yoksulluk ile meşgul olmaktadır. Kuzeyimizde Ukrayna-Rusya savaşı uzun süredir devam etmektedir. Güneyimizdeki Suriye’de ise bir barış ortamı oluşmuş gibi görünse de iç çatışmalar yer yer devam etmektedir. Bu gerçeğin neticesinde bizim sorunumuz haline gelen mülteci sorunu ülkemizi hem ekonomik yönden hem de siyasi yönden zor durumda bırakmaya devam etmektedir. 2 yıldan uzun süredir devam eden Siyonist İsrail’in Gazze’yi ilhak etme girişimleri bir barış ortamı sağlanmış gibi görünse de hız kesmeden devam etmektedir. Siyonist İsrail Gazze’de çoluk-çocuk, genç-yaşlı demeden soykırım yapmaktadır ve bu olay dünyanın gözü önünde cereyan etmektedir. Bazı ülkelerin cılız tepkileri olsa da özellikle ABD başkanı Trump’ın desteği veya göz yummasıyla Netanyahu bildiğini okumaktadır. Amacı insan sağlığına hizmet etmek ve onu iyileştirmek olan bir mesleğin mensupları olarak buradan bu soykırıma dur dememiz hepimizin asli görevidir.

Dünyada bu gelişmeler yaşanırken ülkemizde de giderek derinleşen ekonomik kriz, artan işsizlik, unutturulmaya çalışılan mülteci sorunu, en önemlisi kişiye göre işleyen adalet ve son bir yıldır ülke gündemimizi meşgul eden siyasi operasyonlar bozuk olan ülke ekonomisini kötü yönde etkilemektedir. Bunun neticesi olarak halkın alım gücü zayıflamakta ve bu bütün sektörleri zor durumda bırakmaktadır. Sağlık sektöründe faaliyet gösteren biz eczacılar da maalesef bu durumdan en fazla etkilenen kişileriz.

2005 yılında SSK’ lı hastaların serbest eczanelerden ilaç alabilmesiyle başlayan sağlıktaki dönüşüm süreçte biz eczacıları maalesef kötü yönde etkilemiştir. Sağlıkta GSMH’dan ilaca ayrılan pay yıllar geçtikçe giderek azalmıştır. Bir de buna 16 yıldır uygulanan ve eczacının aleyhine işleyen ilaç fiyat kararnamesi eklenince meslektaşlarımızın sıkıntısı dayanılmaz hale gelmiştir.

İlaçta 25 Ekim 2024’ten beri uygulanan euro kuru 21.67 TL’dir, güncel euro kuru ise 49 TL civarındadır. Bunun neticesi olarak birçok ilaçta tedarik sıkıntısı baş göstermiştir. Yılda 1 defa güncellenen hatta 1 yıldan daha uzun süredir güncellenmeyen euro kuru neticesinde hastalar bazı ilaçlara erişemez duruma gelmiştir. Bunun çözümü euro kurunun yılda 3-4 defa güncellenmesidir.

İFK’ da bizi ilgilendiren bir diğer unsur da ilaç karlılığını belirleyen baremlerdir. Bundan 4 yıl önce 8 kat arttırılmalı denen baremler 2,5 yıl önce ancak 3 kat arttırılabilmiştir. 14 Mart 2023 tarihinden sonra 24 Temmuz 2023’te % 30,5 , 16 Aralık 2023’te %25 ve 25 Ekim 2024’te gelen %23,5 oranındaki zam totalde ilaç fiyatlarını 2 kat arttırmıştır. Bu nedenle eczacıların bürüt karlılığı %22’ler civarına geriledikten sonra çıpa getirilebilmiştir.

İlaç fiyatları artmamaktadır, bürüt karlılık %21-22 civarındadır ancak eczane giderleri her gün artmaktadır. Bu durumu karşımızdaki muhataplarımıza doğru şekilde anlatacak, Türkiye’deki tüm eczanelerin kira, personel, elektrik, su, telefon, internet vb. giderlerini istatistiksel olarak toplayıp rapor haline getirecek, buna karşılık eczane gelirleri ile ilgili de benzer bir istatistiksel rapor hazırlayıp sunacak ve karşı tarafı eczanelerin zor durumda olduğuna ikna edip lehimize kazanımlar sağlayacak bir merkez heyeti oluşturmamız gerekmektedir.

Bir de bizim kamu kurum iskontosu sorunumuz var. Bazı firmalar sadece SGK’ ya sattıkları ilaçlarına iskonto yapsınlar diye bazı yöntemler geliştirmişlerdir. Bu ilaçların sayısı şuan 40 civarındadır. Meslektaşlarımız depodan alırken iskontolu almadıkları ilaçları SGK’ ya sattıklarında zarar etmemeleri için bu ilaçları 4-5 farklı portala işlemek zorunda kalıyorlar. Eğer bu ilaçların sürkülasyonunu iyi takip etmezler ise zarar ediyorlar ve biz buna dur diyemiyoruz. Bu firmalar ile görüşüp buna bir son veremiyoruz.

Bir de KKİ’ si eksik uygulayan ilaçlar var. Bunlar şuan 61 tanedir. Meslektaşlarımız firmanın KKİ’ yi eksik uygulamasından kaynaklı hastadan resmiyette görünmeyen farklar talep etmek zorunda kalmaktadır. Bu da bazı hastalar ile meslektaşlarımızı karşı-karşıya getirmektedir. Bu ilaçlar ile ilgili de yeni seçilecek merkez heyetimiz ivedilikle çalışma yapmalıdır.

Mesleğin en büyük sorunlarından bir tanesi de eczacılık fakülte sayılarının artmasıdır. Şuan YÖK’ten ruhsat almış fakülte sayısı 63, öğrenci alan fakülte sayısı 50’dir. Bu fakültelere her yıl 4.000 civarında öğrenci kayıt yaptırmaktadır. Bu fakültelerde okuyan 20.000 civarında öğrenci bulunmaktadır. Şuan ülkemizde 31.000 civarında eczane, 60.000 civarında eczacı olduğu düşünüldüğünde çokta uzak olmayan bir zamanda işsiz eczacı sayısı mesleğini icra eden eczacı sayısını geçecektir. Bu konuda çözüm önerimiz eczacılık fakültelerine girebilmek için gerekli olan başarı sıralamasının 50.000’e çekilmesidir.

Bir de bu fakültelerden mezun olan meslektaşlarımızın yardımcı eczacılık yapacağı eczanelerin bulunması ile ilgili sorunumuz vardır. Her ne kadar şuan bu meslektaşlarımızın yardımcı eczacılık yapacağı eczane bulunabiliyor ise de eczanelerimizdeki ekonomik şartlar iyileştirilmezse ileride bu da güçleşecektir. Yardımcı eczacı çalıştıran eczanelerimizin SGK’ ya iskonto yapmaması, yardımcı eczacıların sigorta primlerinin devlet tarafından karşılanması yada bu eczanelere KOSGEB tarafından teşvik verilmesi sağlanmalıdır.

Fakültelerden mezun olan meslektaşlarımızın iş bulabilmesi için kamuda daha fazla istihdam imkanları yaratılmalıdır. Özel Hastanelerde her 50 yatak kapasitesi için 1 eczacı zorunlu olarak bulundurulmakta ancak bu kamuda sağlanamamaktadır. Bunun kamu hastaneleri için de sağlanması noktasında çalışma yapmalıyız. İlçe sağlık müdürlüklerinin her birinde en az 1 eczacı istihdamı için çalışma yapmalıyız. Evde bakım hizmetlerinde, Huzurevi ve çocuk bakım evlerinde eczacı istihdamı için çalışma yapmalıyız.

Ülkemizde 400 civarında cezaevi bulunmaktadır. Bizler her gün bu cezaevlerine ilaç hizmeti vermekteyiz. Benim bölgemde bulunan cezaevlerinde bazen günde 100 civarında reçete çıkmaktadır. Ancak bu cezaevlerinin hiçbirinde eczacı bulunmamaktadır. Buradaki eczacılık hizmeti infaz koruma memurları tarafından yürütülmektedir. Bu konu ile ilgili Ceza Tevkif Evleri Genel Müdürlüğü ile kapsamlı bir çalışma yapıp cezaevlerinde eczacı istihdam edildiğinde ilaç ödemesinin düşmesi noktasında bir rapor hazırlayabilirsek buralarda da eczacı istihdamı sağlanabilir diye düşünüyorum. Bu konu ile ilgili Şanlıurfa Eczacı Odamızın bir çalışması olduğunu biliyorum. Bu çalışmanın tüm yurt geneline yayılması için çaba göstermeliyiz.

Sosyal Güvenlik Kurumu ile son yıllarda Ekim ayında imzalanması gereken protokol bu yılda hala imzalanamadı. Kürsülerden defalarca ifade edilmesine rağmen, protokolün geç imzalanması kaynaklı meslektaşlarımızın reçete hizmet bedelleri ortalama 8 ay gecikmeli ödenmektedir. Reel enflasyonun %50’ler civarında olduğunu düşündüğümüzde bu bizler için ciddi bir kayıptır. İskontosu artan meslektaşlarımız için uygulanan faiz ise adil bir durum oluşturmamaktadır.

Yıllar geçmesine rağmen TİTCK tarafından güncellenen majistral tarife SGK Medula sistemine uygulanamamıştır. Bu nedenle bazı meslektaşlarımız mesleki farkımızı ortaya koyduğumuz, hastanın gözünde eczacıyı daha değerli kılan majistral ilaçları yapmamaktadırlar. Medulada bu ilaçlar için konulan 500 TL üst limit kaldırılmalı ve TİTCK tarafından güncellenen tarife Medulaya uygulanmalıdır.

Biz her yıl SGK ile imzalamış olduğumuz protokol gereği reçete hizmet bedellerinin en az enflasyon oranında arttırılmasını istiyoruz değil mi? SGK çıksa dese ki ben bunu arttırmıyorum ne yaparız? Peki biz ilk günden beri, yıllardır 50TL olan yurtdışı ilaç reçetelerindeki hizmet bedelini Türk Eczacıları Birliği olarak neden arttırmıyoruz. Daha önce kürsüden birçok Oda Başkanının ifade ettiği halde bunu neden güncellemiyoruz?    

Eczacılık fakültelerinden mezun olan meslektaşlarımızın çoğu eczane açmaktadır. Mezunlarının %80’inin eczane eczacılığı yaptığı bir meslekte, fakültelerde okutulan müfredatın ancak %10’nu eczane eczacılığına yöneliktir. YÖK ve diğer paydaşlar ile görüşülerek bu müfredatın daha fazla bölümünün eczane eczacılığına uygun hale getirilmesi sağlanmalıdır. Fakültelerde özellikle kooperatifçilik, eczaneler ile ilgili mali mevzuat, personellerin özlük hakları ve personel yönetimi, eczanede stok yönetimi, eczane medula ve sut uygulamaları gibi hepimizin eczanemizde bire bir yaşadığımız sorunlar derslerde anlatılmalıdır.

Kooperatifçilik demişken İstanbul Ecza Kooperatifimizin 36.Kuruluş yıldönümünü de buradan kutluyorum. Bizim 3 güçlü kooperatifimiz var. Bunlara her zaman sahip çıkmalıyız. TEB bünyesinde kooperatifler ile ilgili bir birim oluşturarak kooperatif hizmetinin tüm Türkiye’ye yayılmasını sağlamalıyız. TEB olarak gerekirse kooperatiflerimize meslektaşlarımıza hizmet götürebilecekleri hizmet alanları tahsis edebiliriz. Kooperatiflere yapılacak yatırım eczacıya yapılacak yatırımdır. Bizler özellikle zam dönemlerinde kooperatiflerin kıymetini daha fazla anlıyoruz. Kooperatiflerin bu dönemde Pazar payları yükseliyor. Acaba meslektaşlarımız sadece zam dönemlerinde mi kooperatiflerden mal alma gereği duyuyor yoksa bu dönemlerde diğer depolarda fazla miktarda ilaç bulamıyorlar mı? Bu nedenle kooperatiflerin Pazar payını arttırmak için elimizden gelen gayreti göstermeliyiz. Normal zamanda Kooperatif pazar payı %25 civarında ancak Ekim ayı çok yukarı çıkmış durumda

Eczaneler ekonomik olarak zor durumdadır, bankalar ile görüşüp uygun kredi faiz oranlarının alınması hususunda protokoller imzalanmalıdır. Şuan önerilen faiz oranları her eczacının bireysel olarak bankaya gidip alabileceği oranın bile üzerindedir. Bizler birlikten gelen gücümüzü kullanmalıyız. Pos cihazları için de daha düşük bekleme süreleri almalıyız.

Muvazaa ile mücadele eczacı odalarımızın üzerinde en çok durması gereken konulardan bir tanesidir. Son dönemlerde bu konunun üzerinde pek durulmadığını gözlemlemekteyiz. En son 4 yıl önce bu konu ile ilgili bir zoom toplantısı yapılmıştı. 2 yıl önce yayınlanan yönetmelik değişikliği ile eczacı odalarımızın kendi illerindeki muvazaa değerlendirme komisyonu toplantılarında etkinliği elinden alındı. Daha önce oy birliği ile oluşan karar oy çokluğuna dönüştürüldü. Açılış, devir ve nakillerde ecza odalarının etkinliği ortadan kalktı. Üst komisyona ancak mevcut eczanenin muvazaa değerlendirmesinde sevk yapılabiliyor. Daha önceki yıllarda bu konu ile ilgili TİTCK ile beraber bir çok toplantı ve çalıştay yapmıştık. Eczacı odalarımızın yanında İl Sağlık Müdürlüğündeki meslektaşlarımızın da bu konuda hassas davranmasını sağlamıştık ancak şuan bu konu ile ilgili kendi içimizde dahi toplantı yapmıyoruz.

Bu konu ile ilgili günümüzün en büyük sorunlarından bir tanesi de eczane açma hakkı olmayan meslektaşlarımızın daha önce hiç eczane açmamış veya eczanesini 2012 yılından önce kapatmış veya kamuda çalışan eczane açmamış meslektaşlarımız ile yaptığı muvazaadır. Bu konuda eczacı odalarımız farklı tutum içindedirler. Bazı odalarımız bu konuyu muvazaa olarak değerlendiriyor, bazıları değerlendirmiyor, bazıları ise üye kendi üyesi ise izin veriyor değil ise vermiyor. Eczane açıldığı gibi birkaç gün sonra devir ediliyor. Bu konu ile ilgili Balıkesir Eczacı Odamızın kazandığı dava önemlidir. Odalar arasında bu konu ile ilgili farklı uygulamalar var. Bu konuda TEB’in öncülüğünde, eczacı odalarımızdan bu konu ile ilgili temsilciler olalım, TİTCK yetkilileri ve hukuk danışmanlarımız ile bir çalıştay yapalım ve bir belki iki gün sürecek bu çalıştaydan ne sonuçlar çıkar ise 59 eczacı odası, TİTCK ve TEB aynı uygulamayı yapalım.

Kamuda çalışan meslektaşlarımızın da birçok sorunu var arkadaşlar. Bunlarla ilgili de çalışma yapmalıyız. Meslektaşlarımızın taban ve teşvik ödeme katsayıları az ve bu ödemeler emekliliğe yansımıyor. Bunlarla ilgili çalışma yapmalıyız. Son yayınlanan kılavuzda hastanelerde çalışan eczacı meslektaşlarımızın önlüğü yeşil renk oldu, bu kabul edilemez. Hekim ve diş hekimlerinin önlüğü beyaz, eczacının yeşil? Bununla ilgili de gerekli girişimleri yapmalıyız. SGK’ da reçete kontrolünde çalışan meslektaşlarımızın iş yükleri her geçen gün artmaktadır. Emekli olan eczacıların yerine SGK kadro açamamaktadır. SGK mevzuatı gereği Sağlık Bakanlığı’ndan almak zorundadır. Sağlık Bakanlığı’ da buralarla ilgili ekstra kadro açmamaktadır. İstanbul SSGM’ de daha önce 120-130 olan eczacı sayısı 100 civarına düşmüştür. Arkadaşlarımızın sayısı azalsa da kontrol ettikleri reçete sayıları her geçen gün artmaktadır. Bu konu ile ilgili kamu nezdinde girişimlerde bulunmalıyız.    

Tüm bu bahsetmiş olduğum sorunları çözebilmek için öncelikle bizim güçlü bir iradeye ihtiyacımız var. Bu iradeyi koyacak merkez heyetimizi oluşturmak için yeni bir TEB kültürüne ihtiyacımız var. Bu TEB kültüründe 59 eczacı odamızın da katkısının olması gerekiyor. Ayrıştıran değil birleştiren bir merkez heyeti kurmalıyız. Taban değişim istiyor tabanın sesine kulak vermeliyiz. Eylül ayındaki seçimlerde 56 odanın 15’inin başkanı değişti. 3 tane yeni oda kuruldu.

Heraklitos’ un dediği gibi “Değişmeyen tek şey değişimin kendisidir.”

Sözlerimi ulu önder Mustafa Kemal Atatürk’ün “Medeniyet yolunda başarı, değişime bağlıdır.” sözü ile bitiriyorum. Yeni oluşacak 45.Dönem Merkez heyetimizin mesleğimiz için hayırlı olmasını diliyorum.

 

 

 



© 2020 Tekirdağ Eczacı Odası Tüm hakları saklıdır.

  • OBEN
  • Facebook Hesabımız
  • Instagram Hesabımız
  • Twitter Hesabımız
  • İletişim

Çerez Ayarları

×

Web sitemizdeki içeriklerden en iyi şekilde yararlanmanızı sağlamak için 6698 Sayılı Kişisel Verilerin korunması Kanunu'na (KVKK) ve Avrupa Birliği Veri Koruma Tüzüğü'ne (GDPR) uygun olarak çerezleri kullanıyoruz. Sitenin düzgün çalışması için gerekli zorunlu çerezlerin kullanılmasını istemiyorsanız ziyaretinizi sonlandırmalısınız. Diğer çerezler yönünden ise lütfen tercihlerinizi belirleyiniz.

Çerez Aydınlatma Metni

Zorunlu Çerezler
Her zaman aktif
Kullanıcı deneyiminin tutarlılığı için bir tarayıcı oturumu sırasında bir kullanıcı durumunu korumak için kullanılır. Tarayıcı oturumu sona erdiğinde varsayılan olarak çerez yok edilir.
Analitik Çerezler
Kullanıcılarımız için web sitesi deneyimini optimize etmek için analitik çerezler kullanıyoruz. Bu analitik çerezler ile web sitemizin kullanımı hakkında bilgi ediniyoruz.
Fonksiyonel Çerezler
Bu tanımlama bilgisi, ziyaretçilerin bir dizi ağ ve paylaşım platformuyla içerik paylaşmasını sağlamak için web sitelerine yaygın olarak gömülü olan AddThis sosyal paylaşım aracıyla ilişkilidir. Güncellenmiş bir sayfa paylaşım sayısını saklar. İnternet sitesinde yer alan haberlerin sosyal medyada paylaşılması için kullanılmaktadır.